Ordu
DOLAR17.12
EURO17.595
ALTIN973.81
Sezai KESKİN

Sezai KESKİN

Mail: [email protected]

reader

SOKAKLAR İŞPORTACILARA TESLİM!

Artık sokakta, kaldırımda ve birçok önemli noktada rahat rahat yürüyemez olduk. Kaldırımlara şuursuz bir şekilde park edilen araçlar ve keyfine göre kaldırıma tezgah açmış esnaflar yüzünden yolda yürümek bile işkence haline geldi. Kent merkezinde işgal altında olmayan veya kuşatılmayan tek yer söyleyebilir misiniz? Hele bazı kaldırımlar yayalar hariç herkesin! Yürümek için cambazlık gerekiyor. Bir kişi çıkıp da; caddelerimiz modern ve standartlara uygundur, en ufak bir engel yoktur diyebilir mi? Daracık kaldırımları ağaçlar adeta patlatmış. Ya ağaç ile duvar arasından ya da yol kenarına saygısız sürücülerin park ettiği otomobillerle ağaçlar arasından sıyrıla sıyrıla geçmek zorundasınız.


Ordu ilinde işportacılık hortladı, artık kafanızı hangi yöne çevirseniz işportacıları görüyorsunuz. Bilhassa seyyar satıcılara adeta ‘’ikram edilen’’ Köprübaşı ve Tahıl meydanları ‘’sirk çadırına’’ döndü. Burası neyin nereye konulduğu belirsiz bir tavan arası gibi karmaşık ve dağınık... İnsan Hindistan sokaklarında yürüyor hissine kapılıyor burada. Yere dökülmüş kahve birikintisine düşüp boğulmak gibi orası! Geçtiğimiz yıllarda özellikle iş merkezlerinde yuvalanan işportacıların sayısı her geçen gün katlanarak artıyor. Seyyar satıcı istilasına uğrayan Altınordu'da, deve kamburu caddeler ve yılankavi sokak aralarında gördüğümüz, yaşadığımız ‘’seyyar ekonomi’’ çarpık kentleşme sürecinde hiçbir mali ve sosyal güvenlik kanunlarına tabi olmayan bir geçinme aracıdır. Kullanım hakkı tamamen yayalara ait olan kaldırımların duyarsız şahıslar tarafından işgal edilmesine kimse dur demiyor!Kent, estetik açıdan çirkin bir görüntüyle kucaklaşıyor. Ayrıca ekonomik zorluklara rağmen ticari hayatlarını sürdüren esnafın da büyük tepkisini çekiyor. Haksız rekabetten kaynaklanan alışverişlerin azlığından dolayı ödemelerini geciktiren esnafın elini kolu bağlı. Esnafa ceza, işportacıya mükafat mı? Sadece engelli vatandaşlarımızın hayatlarını ve geçimlerini kolaylaştırmak için belirli yerlerde tezgah açmalarına müsaade edilmelidir.

 

Düzgün, temiz bir belde hayatı başıboşluğu affetmez. Ne yazık ki; mahalli idarecilerin yaya haklarını ihlal eden, geçişi zorlaştıran işportacı istilasına son verme gayreti hiç yok. Acaba bu durumdan rahatsız olan bir tek ben miyim? Tedbir alınmadığı takdirde pek yakında kaldırımları 'incelten' işportacılığın kentin tüm noktalarına yayılacağına şüphe yoktur. İşporta varsa, turizm yoktur. Turizm varsa işporta yoktur. Turizm hakkında ilk sinyali işporta tezgahları veriyor zaten! İşportacının cirit attığı, lokantaların masa ve sandalyelerinin sokaklara dolup taştığı yerde ‘’Büyük’’ Şehir sadece bir masaldır!                         

*

Söyleyeceklerim bu kadar... 

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar