Ordu
DOLAR13.7186
EURO15.5393
ALTIN786.53
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

Sorumlu sadece onlar mı?

Salgının artması ile birlikte 65 yaş ve üstü yurttaşlara getirilen yeni kısıtlamalar, sitem dolu yakınmalara yol açıyor.

Vakanın ilk görüldüğü Mart ayının ortasında sokağa çıkmaları yasaklanan, daha sonra esnetilen önlemler uyarınca bir ölçüde özgürlüklerine kavuşan 65 yaş ve üzerindeki vatandaş “ toplumdan dışlanmışlık” duygusu yaşadıklarını sürekli dilendiriyor.

Oysa, onlara yönelik hayata geçirilen önlemler, tehlikeli ortamda virüse karşı dirençlerinin güçsüz olmasından, hastalığa kolayca yakalanma kaygısından kaynaklanıyor. Veriler, COVİD-19’un 65 yaş üstü yurttaşı kolay etkilediği, ölümlerin çoğunluğunun bu gruptaki insanlardan oluştuğunu gösteriyor.

Elbette, üç ay evlere hapis olmak, tutuklu gibi pencereden sokakları gözetlemek, parklarda ve sahillerde oturmaktan yoksun kalmak kolay değil. Evde oturmaktan ayaklarında veya vücutlarının diğer yerlerinde oluşan sağlık sorunları da işin cabası. Ne var ki, hiç şakası olmayan ölümcül virüsün doğrudan hedefi bu kitle. Zorunlu olarak sıkı önlemler onlar için getiriliyor.

1 Haziran sonrası bir ölçüde özgürlüklerine kavuşan, sokağa çıkıp üç ayın özlemini gideren 65 yaş üzerindeki vatandaşa, salgının artması ile birlikte il bazında yeni kısıtlamalar uygulanınca canları bir kez daha sıkıldı. 30’u aşkın kentte birinci derece akraba değilse, düğünlere katılmaları, kendi semtleri dışındaki pazar ve marketlere gitmeleri, belirli saatler dışında toplu ulaşım araçlarını kullanmaları yasaklandı.

Bu kararlara karşı , “salgının tek sorumlusu biz miyiz” diye isyan ediyorlar. Doğru da söylüyorlar. Eğer son günlerde vaka sayısında artış yaşanıyorsa, tek nedeni maske takmayan, mesafe kuralına uymayan ve kişisel temizliğine özen göstermeyen denizlerde, düğünlerde iç içe olanlardır. Belirtmeden geçemeyeceğim; Kurban Bayramı’nda sokağa çıkma yasağı uygulanmalıydı. Turizm sektörünün canlanmasına yönelik tatil yörelerinde esnemeye gidilmesi de salgındaki artışta diğer olumsuz etkendi.

Özellikle genç yaş grubundakilerin önlemlere aldırmadığını, ıskaladığını televizyonda içimiz acıyarak izliyoruz. Hele, “bana bir şey olmaz ağabey. Zaten ölmeyecek miyiz” diyenleri duyunca kahroluyor insan. Tamam kardeşim, sen kendi sağlığını önemsemeyebilirsin, sokakta kurallara uymadan turlayabilirsin. Ancak, maskesini takarak pazarda ve markette alışveriş yapan, sokakta hava alan duyarlı insanları, aileni neden tehlikeye atıyorsun. Aslında, bu türlere karşı daha sert yaptırımların uygulanması şart. İşte böyle ortamda 65 yaş ve üzerindekilerin yakınması boşuna değil. Yine de önlemlerin, kuralların kırılgan sağlıklarını korumaya yönelik olduğunu akıllarından çıkarmasınlar.

Dünya ile birlikte ülkemizde de yeniden yükselişe geçen koronavirüse karşı henüz kesin etkili aşı ve tedavi yönetim geliştirilebilmiş değil. Rusya’dan “aşıyı bulduk” haberleri geldi. Ancak bilim insanları buna şimdilik “hastalığa karşı olumlu etkisi” kanıtlanamadığından kaygılı yaklaşıyor.

Sonbaharın başlangıcı Eylül ayı ile birlikte vaka sayılarında daha yüksek artış yaşanacağını, kurallara eksiksiz uyulmasını bilim insanları sürekli dile getiriyor. Belki de önümüzdeki günlerde daha sıkı uygulamalar hayata geçirilecek. Öncelikli görev ve sorumluluk kişinin kendisine düşüyor. 65 yaş ve üzerindeki kitle siteminde haklı olmakla birlikte tehlikenin kapıda olduğunu unutmamalı.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar