Ordu
DOLAR12.6933
EURO14.3615
ALTIN733.07
O.Rüştü BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Mail: [email protected]

SOSYAL DEVLET 

Altınordu Belediye Başkanı Aşkın Tören üreticinin pazara getirdiği karalahanayı alıyor, ihtiyacı olan yoksullara ücretsiz dağıtıyor.

Büyükşehir Belediye Başkanı M. Hilmi Güler, ilin tamamında ihtiyaç sahiplerine hazır yemek paketleri gönderiyor. 

Bu arada Gülyalı Belediye Başkanı Ulaş Tepe’nin, Korona virüs salgını nedeniyle işyerini kapatan, ya da işinden olanlara yardım için açtığı banka hesabına yatırılan 2 bin lira “bağış”a el konuluyor. 

“Paralel yapı” iması sadece İstanbul ve Ankara Büyükşehir belediyeleri için geçerli değil, eti ne budu ne… Görüyorsunuz, Gülyalı Belediyesi de bundan nasibini almış oluyor. 

*** 

Bu arada CHP’li belediyelerin “bağış” yöntemlerini sık sık değiştirerek, kampanyaları sürdürdüklerini de görüyoruz. 

Örneğin Adana Büyükşehir Belediyesi’nin ücretsiz ekmek dağıtması engellenince; “5 kuruş fiyat koyar satarım” dedi ve ekmek dağıtımını sürdürdü.

Başkan Zeydan Karalar’ın yaratıcılıkta eline su dökecek ikinci bir isim var mı?

Erenler; ne dersiniz! 

*** 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “yandaşlarından(!)” 100 ton limon alıp dağıtmasının arkasındaki gerçeği sosyal medyadaki paylaşımlardan öğrenmiş bulunuyoruz.  “Çamur at izi kalsın” diyen yandaşlarının ellerinde patladı yalanları...

Aksayan yönleri olsa da, sosyal devlet vatandaşının hizmetinde olan devlettir. Böyle anlayışla sürdürülen siyaset, asla kapitalist  (sağ/muhafazakâr) bir siyaset olamaz…

 Kapitalist siyaset; “kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez” üzerine kurgulanmıştır. 

“Sağ elin verdiğini sol el görmez, ya da görmemelidir” onların işlerine gelmez…

 

*** 

CHP’li belediyeler, üç büyük kentte görünür olunca, diğer –sosyal demokrat- belediyelere de hizmet örnekleri sunmaya başladılar.

Nitekim: üreticiden tüketiciye giden yollara döşenen taşlar görünmeye başladı

Bu belediyeler önce ekim konusuna el attılar, üreticiye,  “Tohum bizden” dediler! 

Tohum dağıtımını, ürün alım garantisi ile taçlandırdılar… 

Tarlasını sürecek iş makinesi olmayana; İş makinası, temin etmek bizim işimiz dediler. 

***

Bir hatırlatma 

Köy Enstitüleri’nin kapısına, Demokrat Parti tarafından 1954’te neden kilit vurulduğunu hatırlayanlarınız vardır.

Mesudiyeli hemşerimiz Fikri Taştemel, Beşikdüzü Köy Enstitüsü’nde okumuştu. 

“Biz” diyordu, “Erzurum-Kars Köy Enstitüsü’ne Karadeniz’de tutuğumuz balığı gönderiyoruz; onlar da okulumuzun ihtiyacı olan yağı, peyniri ve eti gönderiyorlardı.

Trabzon’un esnafları, okulların ihtiyaçlarını kendi üretimlerinden karşılamasına şiddetle karşı çıkıyordu. “Komünist yuvaları” kapatılmalıydı ve de kapatıldı.”

*** 

Sözün özü:

‘Sosyal politikalar “aracıyı” ortadan kaldırır; serbest piyasa ekonomisi işletilemez, bu da demokrasimiz için tehlikelidir’ yalanına hiç kimse sığınmaya kalkmasın! 

Sadaka politikası CHP’ye göre değildi. Belediyelerin bunu aşmış olmaları, ülkemiz için bir kazançtır. 

1950’li yıllarda değiliz! Tüm ayak oyunlarına rağmen, halkçı politika inatla sürdürülmelidir. 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar