Ordu
DOLAR9.5499
EURO11.097
ALTIN549.87
Yalçın Şimşek

Yalçın Şimşek

Mail: [email protected]

‘Sosyal’ mutsuzluk..

Bu güzelim ülkenin, okumayı öğrenmeden seyretmeyi, sosyalleşmeyi beceremeden yalnızlaşmalı tercih etmiş kalabalıklarıyız artık...

Daha birkaç yıl önce, cep telefonunu günde 70 kez kontrol eden bir toplum olarak; Rusya, İngiltere, Almanya ve Fransa gibi ülkeleri ikiyi katlamış ve dünya birincisi olmuştuk ya hani, bir müjdeli haber daha geldi!..

Deloitte’nin 2019 yılı Global Mobil Kullanıcı Araştırması’na göre, sosyal medya kullanımında da yeni bir rekora imza attık.

6 kıtada 28 ülkeden 44 bini aşkın kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmaya göre Türkiye, Twitter ve Instagram kullanımında dünya lideri oldu.

Durun daha bitmedi, yüzde 55 gibi yüksek bir oranla, oyun oynamak için cep telefonunu tercihinde de ilk sıraya yerleşmişiz...

Tabii her başarının bir bedeli de vardır; cep telefonu bağımlısı olduğumuz için, diğer ülkelere kıyasla daha fazla zihinsel ve fiziksel sorunlar yaşıyormuşuz. Bu oran Avrupa’da yüzde 6 iken, Türkiye’de yüzde 26’ya ulaşıyormuş...

Sadece bedenimiz ve zihnimize değil ruhumuza da hasar veriyormuş sosyal medya. Adı “sosyal” olsa da kullandıkça sosyalleşmek yerine daha da yalnızlaşıyormuş insan.

Psikologlar göre sosyalleşmek için, temas etmek, o anı orada birlikte yaşamak şart. Biz ise yazışarak ya da ekranda birbirimizle konuşarak sosyalleştiğimizi sanıyoruz.

Aslında yaptığımız başkalarını dikizleme ve kendimizi teşhir etmeden öte bir şey değil. Telefonumuzu açar açmaz, kim nerede neler yapıyor, diye dikizlemeye başlıyoruz. Değişik mekanlarda mutlu pozlar veren insanları gördükçe de sanki onlar bizden daha mutluymuşlar gibi hissediyoruz.

Bu da bizde hayal kırıklığı ve mutsuz hissetmemize yol açıyor. İnsanları dikizledikçe kendimizle kıyaslıyor, kıyasladıkça da daha çok strese giriyoruz.

Gerçek hayatla sosyal medyayı birbirine karıştırdığımız için, sosyal medyada beğenilmediğimizde, gerçek hayatta da beğenilmediğimizi düşünüyoruz. Bu yüzden de ne kadar ‘like’, o kadar takdir, sarmalında debelenip duruyoruz.

Farkında değiliz, ama o kadar yalnızız ki kalabalık hissettiğimiz sosyal medya ormanında, ‘like’lara bıraktığımız benliğimiz çaresiz, bedenimiz mutsuz.

Bu çılgınlığa devam ettiğimiz sürece, sadece yeni rekorlar değil, giderek büyüyen mutsuz kalabalıklar da bizi bekliyor.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar