Ordu
DOLAR13.5631
EURO15.4469
ALTIN790.69
Sezai KESKİN

Sezai KESKİN

Mail: [email protected]

reader

STADYUM YAPAN DEVLET NEDEN FABRİKA YAPMIYOR?

AK Parti döneminde 265 adet stadyum yapılmış. Gerekli mi? Fabrika mı gerekli stadyum mu? Ordu kent gündemini uzun zamandır oyalayan futbol stadyumu geçtiğimiz haftalar içinde açıldı. Projenin şeklinden başlayıp yerinin tespitine uzanan yanlışlar dolu süreç, kentin kötü talihini gözler önüne sermeye senelerce sürdüreceğine şüphe yok. İnanın bu beton yığınını sahil bandında, konutların ortasını konduranlar asırlar sonra bile hiç hayır duası almayacaktır. Kent insanı böyle düşünmekte, böyle hissetmektedir. Stadyum dediğin şey haftada 2 saat çalışıyor. Halbuki fabrika 24 saat faaliyet gösteriyor...

Yapılan statların ahbap çavuş bağlantılar yöntemiyle adrese teslim ihale edilip edilmediğini tartışmıyoruz, o başka bir yazının konusu. Sadece gereksizliğini irdeliyoruz. Bizim baktığımız tek pencere var, üretim… Ordu'nun üretim yeteneğini geliştirmekten başka seçeneği yoktur. Gelecekte kimsesiz ve büyük bir çöp yığını olacak stat yatırımı, kentsel gelişimi ve istihdamı destekleyen ekonomik değer niteliği taşımıyor.  Yüksek meblağlara inşa edildi, ihtiyacın çok ötesinde ve lüzumsuz…                     

Peki, bir devletin hizmet önceliği nelerdir? Ülke vatandaşının ve kentin ihtiyaçları... İşsizlik, yoksulluk, hayat pahalılığıyla boğuşan ahalinin gündeminde stadyum önceliği olmadığı açıktır. Yerkürede ekonomide rakamlardan oluşan hesaplamaların hepsi üretimle alakalıdır. Sistemin isminin önemi yok, üretimsiz yalnız para hiçbir şeyi çözmez. ‘Taşıma suyla değirmeni döndüren’ Ordu, çoğunluğu Batıda yerleşik kentlerden ekonomik ve sosyal yönden eşit şartlarda olmadığından bir arpa boyu yol alamıyor. Gerek kamu gerekse özel sektörün istihdamın artmasına yönelik politikalar geliştirememesi nedeniyle göçlerin bir türlü önü alınamıyor. Diğer kentlerle rekabette öne çıkmak için üretime yoğunlaşması gerekirken, 'fındık kabuğu' doldurmayan işlerle gündemi meşgul ediyor. Fındık fiyatlarındaki aşağı yöndeki hareketler, işsizliği bir kademe daha yukarı tırmandırıyor. Bulundukları ilin ticari kalkınmasında sorumluluğu yüksek ekonomi kurumlarının yatırım ve üretim tesislerini kente çekme arayışı ve girişimlerinin etkisizliği de eklenince ekonomi iyice durgunluğa girdi.

Kontrolsüz işsizlik yükselişini durdurabilecek yeni gelir kaynakları arayışına giremeyen Ordu, stadyum projesine ciddi harcamalar yaptı. Halbuki sanayi, teknoloji, tarım ve hayvancılık sahalarında yedek parça ve, veya montaj sanayi işletmelerine yönlendirilebilirdi. Asgari ücretin bile altında ücretlendirmenin olduğu bir ülkede çare fabrikadır, stadyum değil. Devlet, özel sektörün önünü açacak, müteşebbisleri özendirici teşvik paketleri hazırlayarak bölgesel bazlı vergi muafiyetleri, Ar-Ge hibeleri vs. üretimin canlanmasına katkı sunacak adımlar atmalıdır. Şehrimizde bacası tüten yeni fabrikaların açılışını görememek, paradan para kazanma modeli yerine üretime yönelik ticari anlayışın piyasada hakim kılınmamasının neticesidir.  Üretim sadece işsiz kesim değil, çalışanlar için de emeğin verimini artıracaktır. Bilhassa teknolojiye uyarlanan üretimin hem maliyetleri aşağıya çekeceği, hem de dış dünyada yerli sanayicinin rekabet şansını yükselteceği bilinmelidir. Toparlarsak; kalkınmanın 'motoru' üretimdir. Ekonomideki darboğaz ancak üreten ve birleşen Ordu ile aşılabilir.    

Biliyorum, ihaleler ve reklam bağlantıları sebebiyle hükümet, valilik ve belediye kararları üzerine cümle kurmak zor ve çeşitli riskleri var. Hayatım boyunca hiçbir siyasi partiye pırtıya, derneğe merneğe üye olmadığımdan çok rahatım. Bu yazının da herhangi bir siyasi gözlükle kaleme alınmadığı biline! Ancak bu şehrin çocuklarıyız, biz yaşayacağız, çocuklarımız yaşayacak…

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar