Ordu
DOLAR12.369
EURO14.0093
ALTIN713.05
Arif KALAFAT

Arif KALAFAT

Mail: [email protected]

TEK ÜLKÜM CUMHURİYET TEK DİLEĞİM HÜRRİYET

Bu başlığı maksatlı attım. Bu çağda, bu zamanda hala Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kadrini kıymetini bilmeyen, Cumhuriyeti içine sindiremeyen, nereden nasıl  hangi zorluklarla bu güne gelindiğini idrak edemeyen ya da bildiği halde kale almayan kütmek kafalılar var. O yüzden böyle bir başlık attım.

28 Ekim sabahı Perşembe Belediye meydanındayız. Atatürk anıtına çelenk sunma programı var. Protokol ile idaire, okul müdürleri ve  STK’ların temsilcileri orada  ancak içlerinden üçü var ki sorsan hepsi okumuş çocuklardır. İkisi lise müdürü, bir diğeri resmi bir kurumun müdürü olmakta. Kılık kıyafet yasası onlara hak tanımış ya evden nasıl çıkmışlarsa meydana, törene öyle gelmişler. Görünce çok üzüldüm. İsterdim ki devlet bana kılık kıyafet hakkında ne taviz verirse versin ben bir makam ve mevki sahibi olarak o sabah besmeleyi çekip, cillop gibi takım elbisemi giyer Ata’nın huzuruna pürü pak,  başım dik, gurur içinde öyle çıkardım çünkü sizler birer eğitimcisiniz ve liselere müdür olmuşsunuz.  Siz eğer böyle önemli bir günde bu meydanlara böyle çıkabiliyorsanız sizin öğrencilerinize Atamızla, Cumhuriyetle ilgili vereceğiniz bir şey olmadığını düşünüyorum.

Eyvah.. Eyvah.. Bayram sabahı yine meydandayız, gözüm o müdürleri aradı ve iki müdür nasıl olduysa takım elbise giymiş diğer ukala da yine aynı gömlek ve pantolonla gelmiş ekibe. Bir kişi daha katılmış bir lisenin beden eğitimi hocası olarak. Ya hocam bu bayram 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı olsa belki kabul ederim velakin  bu en büyük bayram Cumhuriyet Bayramı’dır. Ne alaka törene eşofmanlarınla geliyorsun hayrola, diğer bir durum ise muhtemelen lise öğrencisi tesettürlü olabilir kimsenin yaşam tarzına müdahale etmeye hakım yok, bir birimizin inancına saygı göstereceğiz  ancak  sanki okulda başka öğrenci kalmamış gibi kıyafeti törene ve bayram ruhuna hiç uygun olmayan öğrenci kızımıza okulunun flamasını taşıması için tören alanına getirmişsiniz. İşte ben bunda maksat ararım. Ne yani okulda başka öğrenci kalmadı mı? Bu durum bayramın, törenin ruhuna uygun düştü mü?  Özel hayatınızda nasıl giyinirseniz giyinin ancak bana göre tören alanında bu kıyafetle okul sancağı taşınmaz.  Yöneticisiniz, müdürsünüz, öğretmensiniz, eğitimcisiniz bu çağda, bu zamanda, bunu yapmayın.  Atatürk ilke ve inkılaplarına zarar veriyorsunuz.  Bir silkelenin, bir kafanızı kumdan çıkarın…  Ziya Paşa ne demiş: “İştir Kişinin Ainesi Lafa Bakılmaz”  fikriniz ne ise zikrinizde o durum onu gösteriyor.

Gelelim kutlamalara Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Başkanı Faruk Piroğlu bayram akşamı fener alayı düzenlemek istiyor ancak mücbir sebepten yani pandemiden dolayı izin alamıyor. Kibarca kendisine olmaz deniliyor ama o akşam meydanda başkanın odasında sakin şehir sertifikamız olmasına rağmen ışık gösterileri, havai fişekler gök kubbeyi inletiyor, belediye araçları kornaya basıyor, konvoy yapıyor, gövde gösterileri yapıyorlar. Peki ‘Sakin Şehir’ kriterlerine ne oldu? Bu gürültü ve hava kirliliğine ne oldu? Şimdi anlaşıldı sizler bu ‘Sakin Şehir’ unvanını, değerini, kıymetini, getirisini fark edememişsiniz. Ben ona yanarım. Cumhuriyet başka bir şekilde gürültü kirliliği olmadan kutlanamaz mı? Benden size tavsiye, tez elden bu ‘Sakin Şehir’ unvanından kurtulun. O zaman vur davula patlasın, varsın rengarenk havai fişekler gök kubbede patlasın, kuşlar ve martılar manyaklaşsın, kornalar konvoylar kırla gitsin. Sesim çıkarsa eleştirirsem namerdim. İsterseniz bu yazdıklarımı sakin kafayla bir düşünün ha ne dersiniz. YAŞASIN TÜRKİYE, YAŞASIN CUMHURİYET. Sözüm Yazım Arif Olana Arif Olan Anlar.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar