Ordu
DOLAR9.782
EURO11.3961
ALTIN561.78
Sezai KESKİN

Sezai KESKİN

Mail: [email protected]

TOPLU TAŞIMADA HES KODU SAÇMALIĞI

Geçenlerde çarşıya gitmek üzere dolmuşa binmek zorunda kaldım. Ordum kartı manyetik alana tuttum. İçinde yüksek miktarda kredi olmasına rağmen ‘’Kartınız geçersizdir’’ anonsu verdi. Şoför ‘’HES kodu süresi bitmiş olabilir’’ dedi. Mecburen indim. Müsait bir yerde durup telefonumdan interneti açtım. Belediyenin ilgili sayfasından HES kodu uygulamasını yeniden yükledim.

On dakika sonra…

Başka bir dolmuşa bindim. Bu defa kart işe yaradı. Arka taraftaki boş bir koltuğa oturdum. Yol güzergahı üzerindeki duraklardan birinde orta yaşlarda iki kadın dolmuşa bindi. Buraya kadar her şey normal. Anormal durum bundan sonra başlıyor. Her ikisi de kartları olmadığı için araç sürücüsüne kişi başı 4,25 lira ödedi. Bunun üzerine şoför onlar adına iki defa kart okuttu. Kadınlar da rahatça, elini kolunu sallayarak araca serbestçe bindiler. Eee hani nerede kaldı HES kodu uygulaması? Ya biniş yapan şahıs korona virüslüyse? Pekala yolcunun bulaşık olup olmadığını nasıl anlayacağız? Bu virüs toplu taşıma kartına göre mi bulaşıyor? diye soruyoruz. Eğer maskeniz kısa süreliğine çenenize doğru kaysa anında, şoförden "Maskenizi düzeltin" uyarısı geliyor. Çarpıklığa bakın! Kartında HES kodu uygulaması yüklü değilse binemiyorsun fakat kartın yoksa HES kodu sorgulamasına bile gerek yok. Nereden baksanız tam bir rezalet!

Aynı konuyla alakalı başka bir saçmalık anlatayım size. Üç arkadaş sahildeki kafelerden birine gitmiştik. Salgın tedbirleri nedeniyle kapıda duran görevli bayan HES kodumuzu sordu. Yüzümüzü hafif buruşturduğumuzu görünce ‘’sadece birinin olsa yeter’’ demişti. Yani diğer ikisinin hasta olup olmaması önemli değildi. Yeter ki müşteri kaçmasın!

Türkiye’de saçmalık bitmez. Alın size başka bir örnek! Kafelerde, lokantalarda maskesiz oturabiliyorsunuz. Ama garsonların ağızlarını kapatmaları "şart" mesela. AVM koridorlarına atılmış masalarda soluk alıp kahvelerini yudumlayan müşterilerin önünden maskeyi burun altına indirerek geçmekse yasak!

Bu yazıda herhangi bir işi kuralına uygun ve düzgün yapmak ya da hiç yapmamak arasındaki farkı anlatmaya çalışıyoruz. Burada HES kodu uygulamasına karşı değiliz, hakkıyla uygulanamamışına itiraz ediyoruz. Birçok yere girişler hepten eziyete dönmüş. İşe yaramadığı ispatlanan ateş ölçme uygulaması, arama noktalarındaki kuyrukları uzatıyor. Üstüne bir de HES kodu kontrolü. Aynı AVM'ye giren turistin muaf olduğu HES kodu beyanında, kim kimin numarasını verdiğinden nasıl emin olunuyor belli değil. İş yükü artan elemanlar da bu uygulamaların işlevsel olmadığının farkında...

Bilim Kurulunun ‘pandemiden korunmaya yarıyor’ diye başımıza ördüğü HES sorgulaması  ya sağlıklı yapılsın ya da iptal edilsin. Hepsinden öte, "Ben enayi miyim" diyerek işlevine inanmadığı yasakların zabıtalığına soyunan uyuz tiplerin tacizine katlanmak zorunda mıyız?
Tekrar başlığa dönüyorum. Altınordu ilçesinde toplu ulaşım araçlarında Hint saçına dönmüş izolasyon uygulamaları nedeniyle araçlar sık sık denetlensin. Vatandaşa hayatı daha da zorlaştırmanın manası yok. Eğer doğru dürüst iş yapılacaksa toplu ulaşım kartı olmayan da araca binemesin. Yoksa saat başı cami minarelerinden veya minibüs hoparlörlerinden yapılan duyuruların hiçbir değeri yoktur.

*

Benden söylemesi…

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar