Ordu
DOLAR13.7186
EURO15.5393
ALTIN786.53
Umut ÇAKMAK

Umut ÇAKMAK

Mail: [email protected]

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve Bağımsızlığı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 11 Haziran 1930 tarihinde kurulmuş, 3 Ekim 1931 tarihinde ise faaliyetine başlamıştır. TCMB ile ilgili olarak en önemli adımlardan birisi Türkiye ekonomisini derinden etkileyen 2001 krizi sonrasında atılmış; TCMB’nin bağımsızlığı önemli ölçüde güçlendirilmiştir.

25 Nisan 2001 tarihinde 1211 Sayılı Kanun’da yapılan değişiklikle, TCMB’nin uygulayacağı para politikası ve kullanacağı para politikası araçlarını kendisinin belirleyeceği karara bağlanmıştır. Başka bir ifadeyle, para politikasının uygulanmasında tek yetkili ve sorumlu TCMB haline dönüştürülmüştür. Yine aynı kanunda, TCMB’nin temel amacının “fiyat istikrarı” olduğu da yer almıştır.

Fiyat istikrarı, enflasyon oranının sıfır veya eksi oranlarda gerçekleşmesi demek değildir. Fiyat istikrarı; ekonomik birimlerin üretim, tüketim, tasarruf ve yatırım kararlarında etkili olmayacak ölçüde düşük ve istikrarlı bir enflasyon oranıdır. Gelişmiş ülkeler için %1–3 aralığındaki enflasyon oranları, fiyat istikrarı için uygun oranlar olarak kabul edilmektedir.

Peki, Merkez Bankası’nın bağımsızlığının ölçütü var mıdır? Örneğin, Merkez Bankası’nın kamu kesimine açtığı kredilere sınır getirilmesi, bankanın para politikasını belirleme süreci ve bu sürecin işleyişi, Merkez Bankası Başkanı’nın ve üyelerinin uzun süre görevde kalması gibi unsurlar, bankanın bağımsızlığının temel ölçütleri arasında yer almaktadır. Belirtmek gerekir ki, Merkez Bankası Başkanı’nın uzun süre görevde kalması, bankanın uyguladığı politikaların devamı ve bu devamlılığa güvenilmesi bakımından son derece önemlidir…

2018 yılı öncesinde Merkez Bankası Başkanları beş yıllık süreler için Bakanlar Kurulu tarafından atanıyordu. 2018 yılında Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemine geçilmesi ile birlikte bu süre dört yıla indi ve Merkez Bankası Başkanı Cumhurbaşkanı tarafından atanır hale getirildi. 

Türkiye ekonomisi, son on yıllık dönemde üç Merkez Bankası Başkanı’nın değişikliğine tanıklık etti. Nisan 2011-Nisan 2016 dönemi boyunca Merkez Bankası Başkanlığını yürüten Erdem Başçı’nın normal görev süresini tamamlamasını takiben göreve Murat Çetinkaya getirildi. Murat Çetinkaya, Nisan 2016-Temmuz 2019 dönemi boyunca yaklaşık üç yıl görev yapmasının ardından görevinden alındı ve yerine Murat Uysal getirildi. Murat Uysal’ın görev süresi ise, Temmuz 2019 ile Kasım 2020 tarihleri arasında sadece 16 ay sürdü. Murat Uysal’ın yerine eski Maliye Bakanı da olan Naci Ağbal Merkez Bankası Başkanı olarak Kasım 2020 tarihinde göreve atandı.

Görüldüğü üzere, Türkiye’nin son on yıllık döneminde üç Merkez Bankası Başkanı değişikliği yaşandı. Ancak daha dikkat çekici durum ise, Merkez Bankası Başkanlarının görev sürelerinin son on yıl içinde sürekli kısalması ve normal sürelerini tamamlamadan görevinden alınmalarıdır. Böyle bir sürecin yaşanması da, TCMB’nin bağımsızlığının sorgulanmasına ve piyasaların Merkez Bankası’na olan güveninin azalmasına yol açabilecek en önemli gelişmelerden birisidir…

Fiyat istikrarının sağlanması ve para politikalarının uygulanmasında birinci dereceden sorumlu kurum olan Merkez Bankası’nın siyasi baskıdan bağımsız karar alabilmesi son derecede önemlidir. Çünkü Merkez Bankası uyguladığı para politikası ile sadece ekonomik düzenin işleyişini sağlamamakta, aynı zamanda piyasanın beklentilerine de güçlü bir şekilde yön verebilmektedir. Ekonomik gidişatın temel belirleyici ise, geleceğe ilişkin beklentilerdir…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar