Ordu
DOLAR9.262
EURO10.7921
ALTIN526.39
Umut ÇAKMAK

Umut ÇAKMAK

Mail: [email protected]

Türkiye Ekonomisi ! Oranında Nasıl Büyüdü?

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, Türkiye ekonomisi, 2021 yılının ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre % 21,7 oranında büyüdü. Pandeminin yol açtığı ekonomik türbülansın etkilerinin --nispeten azalmasına rağmen-- halen devam etmesi, bu çok yüksek büyüme rakamının bazı kesimler tarafından pek inandırıcı bulunmamasına yol açtı. Esasen, bu denli yüksek büyüme rakamına ulaşmamızı sağlayan bir unsur da, yine pandeminin kendisiydi!

Başlıktaki sorumuzun cevabını verebilmek için, her şeyden önce şu iki konunun bilinmesi gerekir: Bunlardan ilki büyüme oranının tanımı; diğeri ise çeyrek dönemler itibariyle büyüme oranının nasıl hesaplandığı…

Büyüme oranı en basit tanımıyla, bir ülkede üretilen mal ve hizmet miktarının artışını ifade eder. Kolaylaştırıcı bir varsayım yapalım ve ekonomide sadece ekmeğin üretildiğini varsayalım. Eğer bir önceki yıl  100 ekmek üretilmiş ve bu yıl da üretilen ekmek sayısı 110'a çıkmış ise, bu yılın büyüme oranı % 10 gerçekleşmiş demektir.

Büyüme oranı 3’er aylık dönemler itibariyle hesaplanır. Hesaplanan her bir 3’er aylık büyüme oranları ise, ekonominin çeyrek büyüme oranlarını verir. Bu bağlamda; Nisan, Mayıs ve Haziran ayını kapsayan ikinci çeyrek büyüme oranı, bir önceki yılın aynı ikinci çeyreğine göre üretim miktarının yüzde değişimini ifade eder. Yani, son açıklanan 2021 yılının ikinci çeyrek büyümesi, 2020 yılının ikinci çeyreğindeki üretim miktarına kıyasla 2021 yılının ikinci çeyreğinde üretimin yüzde ne kadar değiştiğini gösterir. Dolayısıyla %21,7’lik büyüme oranı, yine basit varsayımla, 2020 yılının ikinci çeyreğinde 100 ekmek üretilirken, bu yılın ikinci çeyreğinde ekmek üretiminin 121,7’ye yükseldiği anlamına gelir.

Gerçekleşen bu yüksek büyüme oranının temelinde ise şu yatmaktadır: Türkiye’yi 2020 yılının ikinci çeyreğinden itibaren yoğun bir biçimde etkisi altına alan Covid–19 pandemisi, ekonominin 2020 yılının ikinci çeyreğinde yaklaşık %10 oranında küçülmesine yol açmıştır. Yani, geçen yılın ikinci çeyreğinde üretim miktarımız hatırı sayılır derecede düşerek dip yapmıştır. Dolayısıyla, 2021 yılının ikinci çeyrek büyümesi, 2020 yılının ikinci çeyreğine kıyasla üretim miktarının yüzde artışını verdiği için ve de 2020 yılının aynı döneminde ekonomi dip yaptığı için oldukça yüksek gerçekleşmiştir.

Peki, bu denli yüksek büyüme oranı gerçek bir büyüme sayılmaz mı? Tabii ki de bu büyüme oranı gerçek bir büyümedir ve ekonomide üretim miktarının yükseldiğini, işlerin iyiye gittiğini gösterir. Ancak yine de unutmayalım ki, bütün ülkelerin nihai ekonomik hedefi “istikrarlı büyüme oranını” yakalayabilmektedir. Türkiye’nin son yıllarında gerçekleşen büyüme oranları ise, istikrarsız bir büyümenin varlığına işaret etmektedir.

Ekonomik göstergeler incelendiğinde, bu yüksek büyüme oranının ilk yansımasının istihdam verileri üzerinde olduğu görülmektedir. Bu yılın Haziran ayında istihdam edilenlerin sayısı Mayıs ayına kıyasla yaklaşık 600 bin kişi artmış ve toplam istihdam edilenlerin sayısı da 28 milyon 500 bin kişiye yükselmiştir. Pandemi başlamadan hemen önce de (2019 yılının sonları) toplam istihdam edilenlerin sayısının 28 milyon civarı olduğu dikkate alınırsa, pandemi öncesi seviyelerimize yeni ulaştığımızı söylemek pek yanlış olmayacaktır.

Özetle; 2021’in ikinci çeyreğindeki % 21,7’lik büyüme oranı gerçek bir büyümedir. Ancak, bu yüksek rakamın gerçekleşmesindeki en önemli etkenlerden birisi ekonominin dipten çıkış çabasıdır. Belirtmek gerekir ki, yüksek büyüme oranlarının vatandaşlar tarafından olumlu hissedilebilmesi, ekonomide hatırı sayılır istihdam artışının gerçekleşmesine bağlıdır. Henüz o aşamada olmadığımız gibi, özellikle son dönemlerde ortaya çıkan yüksek enflasyon oranları ve halkın belini büken hayat pahalılığı, insanların ekonomik verilere olan güvenini sarsmakta ve ekonominin geleceğine ilişkin kaygıları artırmaktadır.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar