Ordu
DOLAR13.1707
EURO14.9313
ALTIN756.58
Sezai KESKİN

Sezai KESKİN

Mail: [email protected]

TÜRKİYE EKONOMİSİNİ BEN KURTARIRIM

Amerikan Doları Türk Lirasının kabusu olmaya devam ediyor! Her sabah “dolardan rekor zirve” başlıklarıyla güne başlıyoruz. Ekonomi deyince insanın kulakları dikiliyor, vatandaşın birbirine sorduğu tek bir soru var: İpini koparmış dolar nerede fren yapar? Dövizde art arda gelen sıçrayışlar ahalinin huzursuzluğunu günden güne artırıyor. Panik doları tetikliyor. Döviz borçluları, fiyatı daha da fırlamadan döviz satın alma telaşına düşüyor. İşte böylesine hassas bir ortamda nutuklar bir kenara bırakılıp, acil eylem planı devreye sokulmazsa, ekonomiye duyulan güvensizliğin piyasaları baskı altında tutması, dövizdeki patlamayı sürekli hale getirecektir.

Bir ülkede ekonomik istikrarsızlığın en büyük göstergesi; ülkenin para birimine olan güvensizliktir. Şayet; eldeki para korunma endişesiyle döviz ve altına yatırılırsa, bu araçlarda talebe bağlı fiyat artışı kaçınılmazdır. Türkiye’de Türk Lirasıyla, Dolar yan yana işlem görüyor. Bankalardaki tasarrufun neredeyse yarısı dolar. Vatandaş geçmişi ve geleceği değerlendirirken, lirayı değil, doları ölçü alıyor. Yani ülkede iki paralı bir ekonomi var. Türkiye, ekonomik güvenliğini tehdit eden bu 'küresel zehirden' bir an evvel uzaklaşmak zorundadır. Çünkü dövizdeki yükseliş, beraberinde petrol başta olmak üzere tüm maliyet hesaplarını zıplatıyor. Kurdaki kaygan zeminin yabancı sermaye çıkışını hızlandırması, devletin dönemsel borçlarını yüksek faizle ödemesi, sanayici ve müteşebbisin kredi riskleri yüksek enflasyon kapısını ardına kadar aralıyor.

Bu bir finansal bağımsızlık mücadelesidir. Tüketimi mutlaka sınırlayacağız. Gelirinden fazlasını harcayan ülkenin cari açık sarmalından kurtulması beklenemez. Kamu kurumlarının bünyesinde barındırdığı on binlerce aracın yakıt ve diğer masrafları, ülke bütçesinin önemli bir kısmına denk geliyor. Makam hizmetlerine tahsis edilen taşıtların devlet bütçesine yıktığı yükün kaldırılması cari açık makasını daraltacaktır. Ülkemizin finansal kaynaklarını kurutan araç saltanatını nihayete erdirmekle işe koyulmalıyız. Herkes iş sahasına ulaşımını kendi imkanlarıyla karşılamalıdır. Tüm Türkiye’deki makam aracı adedi 100 (yüz) sayısı ile sınırlandırılmalıdır. Çünkü doların değeri gerçekte petrole endekslidir.

Dış ticaret dengesi sürekli açık veriyor. İhracat fazlalığı tek başına cari işlemler ‘kara deliğini’ kapatamaz. Esas çözüm, enerjide dışa bağımlılığın azaltılmasından ve devletin tasarrufundan geçiyor. Cari açık ve enflasyon canavarı arasında çift yönlü bir ilişki var. Enflasyonu indirmek için faiz artırsanız bu sefer cari açık tehlikeli sulara sürüklenebilir. Ekonomi sağlam temeller üzerinde yükselirse faizler zaten kendiliğinden düşer. Ekonomi çarkını hızlandırmak için üretim ve yatırım şart. Enerji, teknoloji, tarım, sanayi, maden ve hayvancılıkta destekleyici adımlar gerçekleşirse Türkiye, güçlü bir ekonomik duruş ortaya koyar ve hedeflerinin peşinde koşar. Komşu ülkeler başta olmak üzere ulusal para birimleriyle ticarete yönelirse dolar esaretini sonlandırabilir. Böyle bir durum mümkün mü, diye sormanın manası yoktur. 

Ekonomide başarının temelinde güven vardır. Evvela emaneti ehline teslim edeceksiniz. Sistematik ve aşamalı bir şekilde hazinenin kasasındaki ABD devlet tahvillerini elden çıkarmak, dış ticaret işleminde, uluslararası devlet ihalesinde, yurtdışı uçak bileti satışında, hac/umre organizasyonunda, gayrimenkul alım-satımında, yabancı sporcu transferinde dolar yerine, yerli para biriminin kullanımını yaygınlaştırmak çözümün kapısını aralayacaktır. Ayrıca devletimiz sırtındaki sosyal tesis ve lojman kamburlarını bir an evvel yere indirmelidir! Futbol kulüpleri dernek statüsünden çıkarılıp sahipli şirket modeline dönüştürülmelidir. Belediyeler spordan elini çekmeli ve milletimizin alın terine bandığı vergilerden toplanan paraları futbol kulüplerine savurmasının önüne geçilmelidir.

Ekonominin durumunu anlamak için herkes elini cebine soksun, yeter. Temel tüketim giderleri, ihtiyaç maddeleri ve market fiyatları cebimizdeki ‘’Milli’’ parayı eritiyor. Yoksulluk ciğerparemiz Türkiye'nin ayağına şekerli sakız gibi yapıştı! Ortada yoksulluğu üzerimizden söküp atacak basiretli ekonomi kadrosu görünmüyor. Sonuç ortada! Mevcut ekonomi kurmayları başarısız, çaresiz ve çözümsüzdür. Yüreğimde kuvvetli, zengin ve refah bir Türkiye hayali taşıyorum. Kadirşinas Sayın Cumhurbaşkanımız müsaade buyururlarsa ‘’Ekonomi Gemisinin’’ dümenine geçmeye talip olduğumu buradan ilan ediyorum. Makama değil, göreve talibim. Ülkeme hizmet heyecanıyla elimi ve gövdemi taşın altına koymaya hazırım. Ekonominin sorumluluğu ağır, yükü cevahir, emaneti mukaddestir. Bu emanetin kıymetini bilerek Türkiye ekonomisini on iki ayda düzlüğe çıkaracağımı ve gözlerinden alevler fışkıran enflasyon ejderhasının başını ezeceğimi taahhüt ediyorum. ‘Kurtuluş Reçetem’ ve kopyalanma ihtimaline karşın bu yazı içinde okumadığınız birçok saklı projem cebimdedir.

*         

Söyleyeceklerim bu kadar!   

Makale Yorumları

  • Davut Bulut18-10-2021 12:19

    Erbakan bir yılda nasıl denk bütçe yaptıysa, aynı metodu uygulayan yine denk bütçe yapabilir

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar