VAKIF KATILIM
Ordu
DOLAR17.9331
EURO18.4099
ALTIN1039.3
Umut ÇAKMAK

Umut ÇAKMAK

Mail: [email protected]

reader

Türkiye’de Fakirliğin Önemli Bir Nedeni: Türk Vergi Sistemi

Dünyadaki yoksulluğun nedeni, gıda, ilaç veya kaynak eksikliğinden değil, mevcut zenginliğin ve fırsatların adil bir şekilde dağıtılmamasından kaynaklanmaktadır. Uygulanan yanlış ekonomi politikaları ve batılı ülkelerin sömürü düzeni, gelir adaletsizliğinin ve fakirliğin temel nedenleri arasında görülebilir.

Gelir dağılımının adaleti açısından Türkiye’de de durum pek iç açıcı değildir. 2019 yılında en düşük gelir grubuna dâhil %20’lik kesimin milli gelirden aldığı toplam pay %6,2 iken, en yüksek gelir grubuna dâhil %20’lik kesimin aldığı pay %46,3’tür. Kısaca, nüfusun en zengin %20’si toplam gelirin neredeyse yarısını; en fakir %20’si ise sadece %6’sını elde etmektedir.

Türkiye’de gelir eşitsizliğine neden olan unsurların başında ise, adaletsiz vergi sistemi ve vergi politikaları gelmektedir. Ancak hemen belirteyim, Türkiye’de bir yılda toplanan vergilerin milli gelire oranı yaklaşık %25 iken, aynı oranın OECD ortalaması %35, İskandinav ülkelerinde ise %45’ler dolaylarındadır. Dolayısıyla, Türkiye’deki temel sorun, vergi yükünün yüksekliği değil, verginin toplanış biçimidir. Örneğin; toplam vergi gelirleri içinde dolaylı vergilerin payının yüksekliği, servet üzerinden alınan vergilerin yetersizliği ve asgari ücretten vergi alınması, Türk vergi sisteminin önde gelen sorunları arasındadır. Şimdi bu üç temel sorunu kısaca özetlemeye çalışayım:

Vergi sistemindeki çarpıklığın en açık örneği, KDV ve ÖTV gibi tüketim/harcama üzerinden alınan dolaylı vergilerin toplam vergi geliri içindeki payının 1980 sonrası sürekli artış eğiliminde olmasıdır. Dolaylı vergilerin toplam vergi geliri içindeki payı 1980 yılında %37,2 iken, 2000 yılında %59,1’e, 2017 yılında ise %71,2’ye kadar yükselmiştir. Aynı oranın 2017 yılındaki Avrupa Birliği ortalaması %39,2’dir.

Vurgulamak gerekir ki, tüketim üzerinden alınan dolaylı vergilerin yüksekliği gelir dağılımını bozmaktadır. Çünkü fakir veya zengin birisi, aynı birim mal veya hizmet için aynı miktar vergiyi ödemektedir. Örneğin, asgari ücretli de, on binlerce lira aylık geliri olan da 1 litre benzin için yaklaşık 4,5 TL vergi ödemektedir. Kısaca; toplam vergi gelirlerinin üçte ikisinin dolaylı vergilerden oluşması, Türk vergi sisteminin hâlihazırdaki en büyük sorunudur.

Son yıllarda, gelir dağılımının iyileştirilmesi için dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi (örneğin Arjantin) Türkiye’de de üst gelir gruplarından daha fazla servet vergisinin (dolaysız vergi) alınması tartışılmaktadır. Türkiye’de; veraset ve intikal vergisi, motorlu taşıtlar vergisi (MTV) ve emlak vergisinden oluşan servet vergilerinin toplam vergi geliri içindeki payı 2018 yılı itibariyle %4,3’tür. Buna karşın, aynı yıl aynı oran, G. Kore’de %11,6, Kanada’da %11,6, ABD’de %12,3 ve İngiltere’de %12,5 gerçekleşmiştir. Türkiye’ye ilişkin bir diğer çarpıcı veri de, 2020 yılı itibariyle, daha çok zenginlerin ödediği veraset ve intikal vergisinin toplam vergi gelirleri içindeki payının sadece %1,5 gerçekleşmiş olduğudur!

Türkiye’de vergi ile ilgili tartışmaların bir kısmı da, işsizlik ve yoksullukla mücadelede önemli bir araç olan asgari ücretin miktarı ve asgari ücretten alınan vergiler üzerinde yoğunlaşmıştır. Türkiye’de brüt asgari ücrete yaklaşık %20 oranında vergi ve kesintiler uygulanmaktadır. Bu ise, asgari ücretin yoksullukla mücadele işlevini zayıflatmaktadır. Gelirler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı ve Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı görevlerini yürütmüş olan vergi uzmanı Bülent Taş’a göre, asgari ücretten verginin kaldırılmasının kamuya olan maliyeti 2021 yılı için en fazla 5 milyar TL olacaktır. Bu, çok düşük bir rakamdır. Öyle ki, 2020 yılında Türkiye’nin iç ve dış borcu için toplam 133,9 milyar TL faiz ödemesi yapılmıştır. Kısaca, Türkiye’nin ortalama 14 günlük faiz ödemesi, devletin bir yılda asgari ücretten aldığı toplam vergi miktarına eşittir.

Özetle;  dolaylı verginin payı AB ortalamalarına çekilmeden, servet üzerinden alınan vergilerin miktarı yükseltilmeden ve asgari ücret vergiden muaf tutulmadan, Türkiye’de gelir dağılımının iyileştirilmesi ve fakirliğin önlenmesi zor görünmektedir.

 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar