Ordu
DOLAR12.6933
EURO14.3615
ALTIN733.07
O.Rüştü BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Mail: [email protected]

Ulus, uluslaşma

Sayın okur;

Yakın çağın başlangıcını ister Fatih Sultan Mehmet’in 1453’te İstanbul’u almasından başlatın; isterseniz matbaanın icadından, ilk kitabın (İncil’in) 1450 yılında basılmasından…  Yakın çağın başlangıcı tüm dünyada dengeleri değiştirmiş; Matbaanın icadından itibaren (sadece) 200 yıl İncil basılmıştır. 1789 –Fransız (burjuva) devrimi sonrası ise, -bu hizmeti- kiliseden alınıp halka verilmiştir. Dolayısıyla -kiliseden bağımsız medya- milliyetçilik akımlarının da hızlandırmış, son 200 yılda 70 ulus devlet kurulmuştur.

Demek ki, matbaanın icadı, burjuva demokratik devriminin temellerini sağlamlaştırırken,  bir yandan da ulus devletlerin –doğuşunu- hazırlandırmıştır.  Batı da özgür medya, Adalet, müsavat, eşitlik derken; Osmanlı -batıda olan bizde de olsun diyen-  aydınlarını cezalandırmakta, Tayif ve Malta zindanlarına göndermekteydi.

***

Sanayi devrimini kaçırdık.

Taşıma suyla değirmen döndürülemeyeceğine göre, bizim, sanayi burjuvazimiz de olmadı; (İlhan Selçuk üstadımızın dediği gibi), komprador burjuvazimiz oldu. Üretmeyen, üretmediği için katma değer yaratmayan bir burjuvazi…  

***

Ulusalcılık nedir, milliyetçilik nedir, ayrımını şimdilik girmeyelim.

Atlaya atlaya gidelim.

Feodal düzenin mütegallibesi (toprak ağası), sınıf atladı, Batı’dan aldı sattı, aldı sattı, palazlandı, burjuva oldu, iktidar oldu… İktidar olunca da din, iman ne varsa hepsini sahiplendi.

***

Cumhuriyet’in temel felsefesi, laikliktir! Laiklik; din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır. Demokratik  (çoğulcu) devlet, darbe üstüne darbe yiyince cemaatler arasında gitti geldi. Dolayısıyla inançlarından dolayı kimse, sorgulanamaz, kınanamaz diyen anayasa rafa kaldırıldı. Sen şucusun; sen bucusun karalama kampanyası başlatıldı.  Artık sen beni, ben seni; şunun adamı bunun adamı diye yaftalayabiliriz.

Yetmez;  böl yönet siyaseti hâkim çelişki oldu; kim daha çok çirkef kavgacı ise, kendisi saldığı korkunun esiridir artık.

Böyle devlet yönetilmez… Devlet kapısı hacet kapısıdır.  Açık Kapı sadece yandaşların, bizden olanın değil, herkesin kapısıdır.

Vali’nin VIP kapısı -birileri istedi diye-  İstanbul büyükşehir belediye başkanı seçilen, sonra mazbatası elinden alınan Ekrem İmamoğlu’na kapatıldı.

Ordu’da Ekrem İmamoğlu’na yapılan haksızlık, kartopu gibi yuvarlandı yuvarlandı ülkenin bir numaralı gündemi oldu. 

23 Haziran’da sadece İstanbul’a Büyükşehir Belediye Başkanı seçmeyeceğiz, Türkiye demokrasisi ilk defa 82 milyon insanının oluruyla İstanbul’a başkan seçecek.

Gözümüz kulağımız İstanbul’da… Her şey çok güzel olacak!

***

MEDYA NOTU:

Soruya soruyla yanıt:

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Ordu büyükşehir olunca –geçici olarak- kaç asfaltlama aracı gönderdiğini bilmiyorum.

Araç sayısını ilgililerden öğreniniz. 

Ekrem İmamoğlu’nun, 23 Haziran’da başkanlık koltuğuna yeniden oturduğunda, bu araçları (hibeleri) geri isteyeceği yönündeki söylentileri de inandırıcı bulmuyorum.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar