Ordu
DOLAR9.5251
EURO11.0566
ALTIN546.91
Metin Savaş Güleç

Metin Savaş Güleç

Mail: [email protected]

UNUTULUR MU?

Vasconcelos’un “Şeker Portakalı” eserinde Zeze ile Portuga arasında şöyle bir diyalog geçer:

-Acılarım kaç gün sürecek Portuga?
-40 gün
-40 gün sonra geçecek mi?
-Hayır, alışacaksın...

36 yaşındayım. Üstüne dantel örtülen pencere kenarındaki kırık dökük radyodan, siyah beyaz televizyona; herkesin “Yalan Rüzgârı “ izlemek için bize toplanıp gözlerini ayırmadıkları renkli televizyondan, bir tuşla dünyanın tüm kanallarını önüne seren televizyonuna kadar gördüm. Ve maalesef hepsi bir ağızdan sürekli ve düzenli olarak şehit haberlerini bize aktarmaktan bıkmadı, usanmadı. 40 gün ne ki? 36 yıldır alışamadım. Alışmaktan da kortum. Anadolu’nun kutsal topraklarında yalın ayak büyüyüp özünü kaybetmemiş hiçbir Türk evladının da bu acıları unutacağını sanmıyorum.

Sünnet kıyafetlerini giyip elinde asasıyla şehitlikte babasını arayan; “Benim babam nerede, anne? diyen yavrucak unutulur mu?

Sırf babası şişirdi diye balonunun patlamasını istemeyen şehit kızı, unutulur mu?

“Komutan, benim çocuğum haftaya evlenecekti.” diyen ananın gözyaşları unutulur mu?

Babasının tabutu başındaki fotoğrafı arkadaşına gösterip “Bak bu benim babam” diyen 3 yaşındaki Melih unutulur mu?

Evladının şehadet haberini vermeye gelen yetkililere “ Fatih mi, Ferhat mı şehit oldu ?” diye soran babanın o vakur duruşu unutulur mu?

Şehit eşinin üniformasını giyip tabutu başında selam duran taze gelin unutulur mu?

Son mektubunda şehadete ereceğini belirten, cenazemde ağlayıp düşmanı sevindirmeyin diye vasiyet eden şehit unutulur mu?

O sıvasız derme çatma evlerdeki feryatlar, figanlar unutulur mu?

Televizyonlarda İstiklal Marşı okunurken ayağa kalkılan bir evde büyüdüm.

Nasıl unutabilirim ki?

Unutursam kalbim kurusun, Zeze.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar