Ordu
DOLAR12.3703
EURO13.9554
ALTIN713.28
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

Vekil de bunu yaparsa…

Erkeğin kadına şiddet uygulaması onulmayan, utanılacak yüz karası bir tutum.

Kadına dayak, taciz ve cinayet sıradanlaşmaya, daha kötüsü kanıksanmaya başlandı. Eğitimlisi eğitimsizi, okumuşu okumamışı, ünlüsü ünsüzü kişilik sapkınları kadına karşı adeta canavarlaşıyor. Medyaya her gün yansıyan haberler iç acıtıyor, ülkenin uluslararası alandaki saygınlığını aşağıya çekiyor.

Daha geçen hafta film ve dizilerden tanıdığımız Ozan Güven, Rubato’nun solist Özer Arkun birlikte oldukları kadına dayak attı. Günlerce Türkiye sözüm ona topluma örnek olacak bu kişilerin arızalı davranışını konuştu. Bu kötü örnekler yetmezmiş gibi HDP Mardin Milletvekili Tuma Çelik’in seçim çalışmaları sırasında bir kadına tecavüz ettiği aylar sonra ortaya çıktı. Vekil de bunu yaparsa varın gerisini siz düşünün. Dediğim gibi utandıran olayların kişilikle, terbiye ile çok yakından ilgisi var.

Utandıran bu üç olay kadına şiddettin ne denli göz ardı edilemez bir olgu olduğunu gösteriyor. Bunun gibi yüz karası dayak ve şiddet yurdun her yanında her gün meydana geliyor. Kırsal kesimdeki üzücü olayların birçoğu gizli kalıyor. 

Kadına dayak ve şiddet kişinin psikolojik yapısı ve aile terbiyesi ile yakından ilintili. Şiddette meyilli, sağlıklı ruh yapısına sahip olmayan sadistlerin uygulamaları şirazesinden çıktı.

24 Mart 2018’de hayata geçen Kadına Destek Uygulaması’na  (KADES) bu yılın Haziran ayı başına kadar 30 bin 601 kadın ihbarda bulundu. Şiddet korkusu yaşayan 453 bin kadın uygulamayı cep telefonuna indirdi. Uygulamayı indiren her 15 kadından biri şiddet gördüğü ya da şiddet görme riski yaşadığı konusunda resmi makamlara ihbarda bulundu. İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre günde ortalama 38 kadın şiddet ihbarında bulundu. Başka bir ifade ile her 2 saatte 3 kadın panik butonunu kullandı. Bu rakamlar kadının şiddetten, dayaktan, hatta öldürülmekten büyük kaygı duyduğunu gösteriyor. Korkan, endişelenen kadın sayısı rekora koşuyor.

Bu acı gerçekler gün gibi ortada iken kadına şiddette karşı en önemli kazanım olan İstanbul Sözleşmesi’nden imzanın çekilmesi tartışılıyor.  Aile yapısını bozduğu gerekçesiyle İstanbul Sözleşmesi’nin feshi için çalışmalar gündemde. AKP içinde sözleşmeden imzanın çekilmesini şiddetle savunanlar kadar özellikle bazı kadın milletvekilleri sözleşmenin sürmesinden yana.   Şiddetti, tacizi  önlemeye yönelik İstanbul Sözleşmesi, AKP iktidarı tarafından 6284 sayılı yasa ile hayata geçirilmiş, kadın dernekleri ve kuruluşları tarafından övgü almıştı. Şimdi ne oldu da kadın cinayetlerinin artarak sürdüğü ortamda sözleşmenin feshi gündeme geldi. Öyle ya, kadına vahşet gündemde yerini korurken neden böyle bir görüş dillendirilmeye başlandı.

Aile bütünlüğünü bozduğu ileri sürülüyor sözleşmenin. Kadına kalkan olan sözleşmeden geri adım atılmasıyla taciz, dayak ve sokak ortasında cinayetler  son mu bulacak? Aile bütünlüğü mü sağlanacak?

Kadınlar yaşam hakkının korunması, İstanbul Sözleşmesi’nin devam etmesi için ayakta. Günlerdir siyasi iktidara seslerini duyurmaya çalışan kadın dernekleri, “Yaşam hakkımız için İstanbul Sözleşmesi’ne dört elle sahip çıkacağız” mesajını veriyor, sözleşmenin tek bir maddesinin tartışılmaya açılmasına karşı çıkacaklarını haykırıyor.

Siyasi irade kadına şiddettin daha artmaması için bu sese kulak vermeli.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar