Ordu
DOLAR9.5041
EURO11.0635
ALTIN548.01
Sezai KESKİN

Sezai KESKİN

Mail: [email protected]

YABANCI YATIRIMCI ÇEKMENİN NERESİNDEYİZ?

Yabancıların Türkiye’de yatırım yaptığı sektörler son dönemde küreselleşen dünya şartları da göz önüne alındığında çeşitlilik göstermektedir. ​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​Etkileyici büyüme performansı ve son yıllarda uygulanan yapısal reformlar sayesinde Türkiye, birçok uluslararası yabancı yatırımcının radarına girmeyi başarmıştır. Ülkelerin değil şehirlerin, markaların yarıştığı, değer oluşturduğu, rekabetin yüksek, yatırımcının hassas olduğu bu süreçte yatırımcıyı şehre çekme yönünde yerel yönetimlere çok iş düşüyor. Son yıllarda üzerinde önemle durulan konulardan biri de kent ekonomilerinin iktisadi ve sosyal gelişimi açısından katkılar sağlayan yatırımcı çekme faaliyetleridir. Gerek Valilik gerekse Belediyelerin uluslararası yatırımcıların dikkatini çekmeye yönelik yatırım sürecini kolaylaştırıcı çalışmaları neden yok?  

 

            Türkiye benzeri gelişmekte olan ülkelerin, iç tasarrufları yetersiz . O nedenle büyüme için dış kaynak kullanmak kaçınılmaz. Dış kaynak iki tür gelir; ya doğrudan yabancı yatırım biçiminde veya borç sermaye biçiminde. Yatırımcıya kredi karşılığında borç verdiğinizde büyük risk almazsınız. Doğrudan yabancı sermaye öyle değil. Yatırımcı taşın altına elini koyar. Burada öncelikli tercih doğrudan yabancı yatırımcı olmalıdır. Çünkü risk alsın, istihdam sağlasın, vergi ödesin, işgücüne, yan sanayiye beceri kazandırsın, teknoloji getirsin, yerli hammaddeyi kullansın en önemlisi, bölgesel gelişmeye katkıları olsun. O nedenle doğrudan yatırımcının peşine düşmeliyiz.

 

            Ülkemizde yabancı yatırımcı denilince akla ilk gelen gayrimenkul yatırımı geliyor.

Bunu aşmak lazım. Bu yanlış anlayışı tersine çevirmek için başta teknoloji ve sağlık olmak üzere yatırımları çeşitlendirmemiz şart. Türkiye’nin büyüme ve kalkınma hedeflerine ulaşmak için daha çok üretmeye, sanayileşmeye ve yabancı yatırımcıya ihtiyacı var. Büyümeyi hızlandırmak ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşabilmek için yeni teknolojilerin transferine odaklanmalıyız. Mesela Ordu ili için konuşursak, şehrin geleceği; tarım, hayvancılık, turizm sektörleridir.

Tarım - hayvancılık ve buna dayalı sanayi çok önemlidir.

 

            Yatırım almak zor. Bu doğru. Fakat yatırımcıya doğru kişiler üzerinden ulaşılırsa hedefe kolay varılır. Sıcak para ülkenin ekonomik gidişatına, global piyasaların gelişmelerine bakar. Yabancıdan gelecek sıcak parayla ekonomimizin sağlam temellere oturduğunu söylemek kulağa hoş gelebilir. Halbuki sıcak paraya mahkûm olmayan, üretime ve katma değere dayanan bir ekonomi güçlü ekonomidir. Türkiye'nin gelinen noktada yeni bir büyüme ve kalkınma stratejisine gereksinim var. Koronavirüs salgınıyla birlikte Türkiye'nin coşku eksikliği ve hedef problemi üst üste oturdu. Yeni şeyler yapmadan ilerlemek artık mümkün değil. Yatırım arayışına başlamadan önce planlı bir yol haritası hazırlamalıdır. Bunu için ilk önce yatırımcının talepleri göz önünde bulundurulmalı. Yatırımın nereye harcanacağı, ne getireceği konusunda iyi bir hazırlık yapmak gerekiyor. Yatırımcıya neden yatırım yapması gerektiği ve kazanımları görsel ve yazılı olarak destekleyici sunumlarla anlatılmalıdır. Teşvikler, bürokrasi, vergi indirim seviyeleri, yatırımcının ne kadar yatırıma hazırlı olduğu ile yakından ilişkilidir.

*

Türkiye'nin ana gündemi ekonomidir. Önce ekonomiyi düzlüğe çıkarmalıyız, sonra gezegeni kurtarırız.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar