Ordu
DOLAR9.4309
EURO10.9595
ALTIN546.41
O.Rüştü BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Mail: [email protected]

Yaş Otuzsekiz

Eskiler “Mahlûkat” derdi, tüm yaratıklara, yaratandan ötürü.

İnsan; bilinmeyeni, bilmek için alet yapabilen ‘tek’ mahlûkat!

Tabii bilenle bilmeyen hiç, bir olur mu?

Doğal olarak insan da, köklerine doğru uzun bir yolculuğa çıkıyor.

En son gelinen nokta yapay insan zekâsı üzerine çalışmalardı; o da tamamlandı...

Gen” üzerine çalışmalar da buna paralel yürüyor.

İçinizde ilk gen araştırmasının “mısır” üzerinden yapıldığını bilen var mı?

Karadenizli mısır yiyor. Tabii şimdiler de ekeni biçeni kalmadı, olan da parmakla gösterilecek kadar az.

Benim çocukluğumda “Çiteni” dolu olan, zengin sayılırdı.

Şimdi, o zenginleri çıra yak da ara; hepsi kentte, fırın kapısında.

Uzatmayalım bilim insanı Barbara McClıntock (1902-1992) ilk kez mısırın genetik haritasını çıkardı. 1983 yılı NobelFizyoloji Tıp Ödülü’nün sahibi oldu.

Barbara McClıntock1954 yılında mısır üzerinde ilk çalışmalarını başlatıyor. Bir çiten mısırın içinde bir koçanda bir veya iki siyah tane bulunduğunu; bunun ya çok önceki bir mısır tanesinden gelmiş olabileceğini düşünüyor.  Buradan hareketle genlerin sadece kalıtımla değil, sıçrayarak da devam ettiğini görüyor.

Sizin, ya da benim bundan anlayacağımız şu: Siyahî ya da esmer bir anne babanın, pekâlâ beyaz tenli bir çocuğu olabilir.

***

Bilim insanları, küresel soğumanın 4 milyar yıl öncesine gitmeseler de,  insan yaşının 38 yıl olduğunu gen haritasından çıkarmışlar.

Cahit Sıtkı Tarancı’nın “Yaş otuz beş, yolun yarısı ” şiiri daha sonra… Tabii yaşama dair araştırmalar, tedavi yöntemleri, yapay kalp kapakçıları ve de sağlığımız için yapılan yatırımlar, ana karnındaki ceninin cinsiyetini öğrenecek kadar ileri teknoloji, insan ömrünü uzattı.

Yaşanabilir bir dünyada bırakın yolun yarısını, tamamının da üzerinde bir yaşam isteyebilirsiniz.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar