Ordu
DOLAR18.8127
EURO20.5734
ALTIN1161.5
O.Rüştü BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Mail: [email protected]

Yeşil Ekonomi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu kurmaylarıyla İngiltere/ABD gezisinden sonra 3 Aralık’da önemli açıklamalarda bulunacağını ilanen duyurmuştu. 3 Aralık’da 4 saatten fazla süren ve birden çok akademisyenin sunumlarını tv’lerden izleme fırsatım oldu.

Sunum, Kemal Kılıçdaroğlu’nun açış konuşmasında söylediği gibi: İkinci Yüzyıl Yeşil Ekonomiye Geçiş Vizyon Belgesi idi.

Sunumun, bendenizi ziyadesiyle ilgilendiren bölümü; Yeşil Ekonomi Modeli oldu.

Yeşil ekonomi nedir?

Genel anlamıyla; çevreye saygılı ekonomik bir kalkınma modeli.

Dünya’da çevreye saygılı ekonomik bir kalkınma modeli uygulayan ülke var mı?

Var!

Benim ilk örneğim diyebileceğim Norveç!

Dünyanın su zengini bir ülke Norveç… Önceki yıl aile dostumuz Osman Akyol Norveç gezisi sonrası telefonuna kaydettiği bir fotoğraf gösterdi. Fotoğrafta yazılı olan mealen: “Bizim sularımız o kadar değerli ki, enerji üretiminde kullanmıyoruz”.

Demek ki; nehirlerinde/derelerinde Regülâtör Tipi Hidroelektrik Santralleri (HES) yok!

Bundan çıkarılacak ders: Yeşil ekonomi kalkınma modeli dediniz mi; önce sularınızı kirletmeyeceksiniz!

Bitmedi: Suyunu kirletmekten kaçınan, kentlerinde karbon salınıcını en aza indirmenin yollarını bulan yine Kuzey Avrupa’nın üç ülkesi: Norveç, İsveç, Belçika!

Kent merkezlerine yakıtı dizel olan araçların girmesini yasaklamayla işe başladılar.   

***

CHP iktidarında uygulayacaklar ikinci yüzyıl sürdürülebilir yeşil kalkınma modeli –özünde- savunduğu düşünce, gezegenin ve yoksulların sömürüsü üzerine kurulu olan şu anki kalkınma modellerinden vazgeçilmesidir.

Tabii bir günde başarılacak bir model değil! O nedenle yüzyıl sürecek bir proje olarak sunulduğunu sanıyorum.

***

Fosil yakıtların en aza indirilmesi, yenilenebilir (rüzgâr-güneş) enerjiye geçilmesi, araçların güneş enerji pilleriyle çalışmaya başlaması, tarımda kullanılan zirai ilaçların daha fazla toprağın taşlaşmasının önüne geçilmesi zaman alacak gibi…

***

Şunu da söylemeden bu bahsi bitirmek istemiyorum.

Samsun Çarşamba’da Bakır İzabe Fabrikası var. Her yıl yakın çevresinde tarıma verdiği zarar karşısında tarımcıya bir bedel ödemektedir. Ünye Çimento bu ödemeyi bir defa yapmıştır.

Ünye Çimento ilk üretimine başladığı 1969’da karbon salınışını en aza indirecek baca filtrelerini takmamıştı. O yılın gazeteleri konunun üzerine gidince, ilk duydukları filtre takmak pahalı bir yatırımdı.

Diyeceğim o ki, yeşil ekonomi modeli yüzyılımızın daha doğru bir anlatımla bilişim çağının kaçınılmaz gerçeği ama pahalı bir yatırım…

Dünya yeşil ekonomiye giderken biz tersine gidemeyiz. Küresel ısınmayı en aza indirmeyi başarmalıyız!

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar