Ordu
DOLAR13.598
EURO15.4932
ALTIN790.25
Mithat BAŞ

Mithat BAŞ

Mail: [email protected]

reader

YUNUS EMRE VE SEVGİ

Yunus Emre Anadolu’nun Türkleşme sürecinde yerleşik hayata yeni geçmeye çalışan Türk toplumu ile Orta Asya kökenli eski Türk kültürü arasında köprü görevi görmüş ve Anadolu Türkçesinin kökleşmesine öncülük etmiş çok önemli bir kültür adamıdır.

Anadolu’nun bağrından yüzyıllarca etkisini yitirmeyen insancıl haykırışları, onu bütün dünyanın hayranlıkla izlediği ve takdir ettiği bir figür haline getirmiştir.

Yunus bir sevgi adamıdır. Halkı seven ve halkın sevgilisi olmuş bir kişiliktir. Halkın ağzından konuşmuş, halkı kendi ağzından konuşturmuş, yüreğini, düşüncesini ezenlere karşı ezilenlerden yana koymuş, sevgiyi insanlığı yüceltmiş, Tanrıyı alçak gönüllülüğe, sevgiye indirgemiştir. Hayatı boyunca insanlığı birliğe, dirliğe, doğruluğa ve barışa çağırmıştır.

Türk Tasavvuf düşüncesinin de öncülerindendir. “Bana rahmet yerden yağar” diyen Yunus için ölüm toprağa karışmaktır. Aslına dönüştür. Bu nedenle ölümden korkmaz. Ölümü, bir sıla sevincine çevirmek istediği Tanrısına kavuşmak olarak görür. Bütün korkuları dost ve insanlık sevgisinde eritmiştir. Yaratana sevgisi o kadar fazladır ki, “Yaratılanı severiz Yaratandan ötürü” sözü, yüzyıllardır Anadolu Müslümanlığının mayası olarak süregelmiştir.

Çok şeyler vermiştir bu topluma Yunus. Söylemleriyle ve yaşam tarzıyla kendi çağının birleştirici unsuru olmuş, dalları farklı yönlere doğru yayılan, ama bir arada tutunan bir ağaç misali toplum olmayı öğretmiş, kalp kırmanın, insanları üzmenin, bireye ve topluma zarar veren kötü birer davranış olduğunu göstermiştir.

Yunus’a göre sevgi, insanda birleştirici, bütünleştirici bir eğilimdir. Yunus Emre, sevgiyi Tanrı ve onun yarattığı tüm varlıklara karşı duyulan bir yakınlık, bir eğilim olarak görür. Sevginin amacı, Tanrı'ya, ölümsüz olana kavuşmak, onun varlığında bütünlüğe ulaşmaktır. Tanrı insanla özdeş olduğundan Yunus’a göre, kendini seven Tanrı'yı, Tanrı'yı seven de kendini sever. Çünkü sevgi kendini başkasında, başkasını kendinde bulmaktır. Sevginin olmadığı yerde, öfke, kırgınlık, çözülme ve birbirinden kopukluk gibi olumsuz durumlar ortaya çıkar.

Sevginin değerini yalnız seven bilir, sevmek de bir bilgelik, bir olgunluk işidir. Yeterince aydınlanmamış, Tanrı ışığından yoksun kalmış bir gönülde sevginin yeri yoktur. Sevgi bir çıkar aracı olmadığından seven karşılık beklemez. Dost kişi gerçek seven kimsedir (âşık). Dost başka bir an-lamda da Tanrı'dır, kişinin gönlünde ışıyan cevherdir.

"Ben gelmedim dava için

Benim işim sevgi için

Dostun eli gönüllerdir

Gönüller yapmaya geldim.”  Dörtlüğünden onun hayat felsefesini bulmak mümkündür.

Yunus Emre, Tanrı sevgisini, aşk ve güzel ahlâkla ilgili düşüncelerini, İslam tasavvufunu işleyerek yüceltmiştir. Şiirlerinde dini bağnazlıkların üzerine gitmiş, Anadolu Müslümanlığının kökleşmesinde önemli öncülerden birisi olmuştur.

 

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar