Ordu
DOLAR9.262
EURO10.7921
ALTIN526.39
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

Yürekleri nasırlaşmış…

Ölenin arkasından konuşmak, ah etmek ne insanlığa ne vicdana yakışır.

İnsani duygularını yitiren, sevgi duygusu kalmayan yürekleri nasırlaşmış bazılarının son günlerde sosyal medyadaki yüz kızartıcı paylaşımları nefretlerinin ne düzeyde olduğunun açık kanıtı.

Önce uzun süre amansız hastalıkla cebelleşen ülkemizin yüz akı gazetecisi Bekir Coşkun’un vefatının ardından bitmez çirkin öfkelerini kustular. Sonra, “Gavur ” olarak nitelendirdikleri İzmir depreminde utanmaz saldırılarını sürdürdüler.

Eski GATA’da Başhekim Yardımcısı, sözüm ona hekim olan birinin rahmetli Bekir Coşkun hakkında ağza alınmayacak ifadeleri sosyal medyada kullanması Türkiye’nin tepkisini topladı. Giydiği entari ve başındaki fesli görüntüsü bilim insanından ne kadar uzak olduğunu  zaten gösteriyordu. Malum şahsın, son günlerde yükselen, devlet kadrolarında FETÖ’den boşalan yerlere yerleşen bir tarikatın üyesi olduğu belirlendi.

O Bekir Coşkun ki, yüreği insan sevgisi ile atan, doğa ve dili var konuşamayan hayvan aşığı, laik demokratik Türkiye’nin savunucusu, Atatürk ilkelerine sıkı bağlı bir yazardı. Elbette ki yazıları birilerine iğne gibi battı, rahatsız etti. Gerçekleri yazan, ülkesini savunan her gazeteci, yazar Bekir Coşkun gibi saldırıya uğruyor, taciz ediliyor. Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Çetin Emeç, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy laik demokratik hukuk devletini savunduklarından ötürü gericiler tarafından yaşamdan koparıldı.

Karanlık kafalılar, bu kez ülkeyi yasa boğan İzmir depreminin ardından yeniden ortaya çıkarak, içlerindeki öfkelerini, kötü düşüncelerini sosyal medya aracılığı ile kustular. Paylaşımlarında yer verdikleri “zina” sözcüğü tam bir iğrençlikti. Neyse ki, Emniyet anında hareket ederek bunları gözaltına aldı. İnsanlar canı ile uğraşırken, yakınlarının, çocuklarının, ailelerinin enkaz altında kurtarılmasını gözü yaşlı beklerken böylesine irite edici saldırı yapanları ne Tanrı ne de toplum affeder. Aynı paylaşımlar 17 Ağustos Marmara depreminde de yapılmıştı. Özellikle Gölcük’te yaşamlarını yitirenler, askerler hakkında ağza alınmayacak küfürler savrulmuştu.

Bu nasıl insanlık Allah aşkına. Hiç mi vicdan duygusu yok? Bu kadar mı vicdanlar  yitirilerek, başka bir mahlukata dönüşülüyor. Deprem bu hiç şakası olmaz. Bugün İzmir’de olur, yarın başka bir bölgede. Türkiye deprem ülkesi bu gerçeği hiçbir zaman göz ardı etmemeli, hazırlıklar ona göre sürdürülmeli.

Kimden gelirse gelsin, kime yapılırsa yapılsın, ister sağ düşünceli, ister sol düşünceli olsun ölenin arkasından konuşmanın, beddua etmenin  dinimizde asla yeri yok. Doğal afetlerin en acımasızı olan depremde ölenlere acımak, dua ve yardım etmek varken, olumsuz kötü sözleri kullananların hoş görülecek yanı yok. Yazıklar olsun. O depremde onlar da enkaz altında kalabilir, saatlerce kurtarılmayı bekliyor olabilirlerdi. Empati yapmak sanırım en doğrusu.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar