Ordu
DOLAR13.6671
EURO15.5224
ALTIN784.35
Yalçın Şimşek

Yalçın Şimşek

Mail: [email protected]

Yüzde 60’ımız “aptal” mı?

Rahmetli Aziz Nesin’in, çok sık kullanılan ve dillere pelesenk olan bir sözü vardır, “Türk insanının yüzde 60’ı aptal,” diye!

Kimi partiler ve o partiye gönül verenler, bekledikleri oyu alamayınca her seçimin ardından Aziz Nesin’in bu sözüne sarılırlar.

Onlar akıllıdır, harika bir seçim beyannamesi hazırlamış, çok başarılı bir seçim stratejisi izlemiştir, ama nedense bu “aptal halk” bunu anlayamamış ve oyunu başka partilere vermiştir!

Bu yüzde 60 meselesini her duyduğumda, şaşırır kalırım! Bu sözü değil Aziz Nesin, kim söylemiş olursa olsun halt etmiş diye düşünürüm.

Evet, bana göre halt etmiş!

Siz hiç dünyanın bir ülkesinde halkının yüzde 60’ını “aptal” diye aşağılayan; bir politikacı, bir aydın, ya da bir bilim insanı gördünüz mü?

Ayrıca dünyada aptal insan yoktur! Aksine, beyni farklı çalışan, farklı yeteneklere sahip ve farklı davranan insanlar vardır.

Aptallık neyin kriteridir; aklın mı, zekanın mı, yeteneğin mi?

Peki akıl nedir, zeka nedir, kim hangi kritere göre yeteneklidir?

“Aptal” diye yaftaladığınız kişinin sizden daha akıllı, daha zeki, ya da daha yetenekli olmadığını nasıl bilebilirsiniz ki?

***

Çok sık kullanıldığı için moda olan bir deyim daha var, “cahillik” diye.

Neye göre, kime göre, hangi kritere göre, nedense onu da kimse açıklamış değil!

Üstelik bu itici kelime “eğitimli” sıfatının karşıtı olarak kullanılır çoğu kez.

Eğitimli derken de ne yazık ki okul bitirmiş, eğitim almış kişiler kast edilir!

Eğer bir üniversiteyi bitirmişsen, doktor, doçent, ya da profesör olmuşsan en eğitimli sen olursun, artık karada havada kim tutar seni!..

Bir antropoloğun sanırım 1800’lü yıllarda Arjantin’in bir köyünde geçen bir anısını okuduğumda şaşırıp kalmıştım.

Araştırma yaparken biri 5, diğeri 3 yaşında iki kardeşten bahseder. 5 yaşındaki çocuk elindeki bir kökü kemirirken, 3 yaşındaki kardeşi gözyaşları içerisinde “bana da ver” diye elini uzatır ama, abisi oralı bile olmaz.

Durumu gören anne, oğlunun elindeki kökü alır, ikiye böler ve tekrar ona geri verir. Çocuk elinde iki kök olduğunu görünce, birini ağlayan kardeşine uzatır...

Kökün yerine ekmeği koyarak, 9 yıl boyunca kadın, erkek ayırt etmeksizin üniversite mezunlarından, doktor, doçent, ya da profesör olmuş birçok insana, “siz böyle bir durumda nasıl davranırsınız”, diye sordum.

Hiçbiri, o okumamış, eğitim almamış, “cahil” kadının ideal paylaşım örneği olan davranışın yanından bile geçemedi.

“Aptal” ya da “cahil” gibi sıfatları kullanırken bence biraz daha dikkatli olmalıyız.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar