Ordu
DOLAR13.4467
EURO15.2804
ALTIN768.31
O.Rüştü BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Mail: [email protected]

Ziraat Bankası

Simit Sarayı’nı zor durumdan kurtarma operasyonu direkten döndü.

“Şimdilik” kaydıyla 500 milyon dolar banka kasasında.

Mehmet Kaptan, Ziraat Bankası emeklisiydi. Sık sık ziraatçılardan toplanan “bir” kuruşlarla bankanın kurulduğunu söylerdi.

Ziraat Bankası; “Devlet eliyle, devlet himayesinde” çiftçiye hizmet vermeye başlamış, Türkiye’nin ilk finans kuruluşudur.

 Mehmet Kaptan, Ziraat Bankası demez, onun bankası  “Zerbank”tı!

 ***

Kasasında 500 milyon dolar kalsa da Ziraat Bankası, yılı “hizmet zararı” ile kapatacağı kesinleşmiş, efendim.

Konunun uzmanları, hep bir ağızdan –sözleşmişçesine- Ziraat Bankası’nın hizmet zararını doğal karşılıyor.

Efendim; tarımcıya,  hayvancılığa verilen kredilerin geriye dönmesindeki sıkıntılar “hizmet zararı” sayılıyor.

Ziraatçının, tarım aletlerine Haciz işlemi yapılamaz.

Uzatmayalım, 500 milyon uçup gitmedi, kasada! 

***

Amerika’da, Londra’da yaşayan Simit Sarayı sahiplerinin, bankalardan böyle bir talebi olmadığına dair son dakika haberini, ciddiye almadığımı da söylemeliyim.

***

Bu ara dikkat ettinizse, tarım konusunda yazılanlar, havuz medyasında görülmüyor.

Tarımcının, sulamak için kullandığı elektrik panolarında mühürler asılı. Öde borcunu açalım elektriğini.

Büyükşehirlerde her yer şehir olduğu için, su saatleri asılmıştı. Bir iki ilden sesler yükselmeye başladı. 5 yıl bitti, şebeke suyu çiftçiye artık tonu1 liradan değil 4 liradan verilecek.

Kızılca kıyamet sanırım Ankara’da koptu. Bundan sonra tarlamızı yağmur yağdığında sulayacağız. 

Bir başka çiftçi; suyun tonu 4 lira olunca, ürettiğimizi kaça satacağız, diye de soruyor.

***

Hatırladınız değil mi?

Suyun ticarileşmesine karşı çıkmakla ne kadar doğru bir yerde durmuşuz.

Su savaşlarını Kivi üreticileri başlatacak” derken de, kastımız; siyasilerin dikkatini bu konuya çekmekti.

Ne dersiniz; sesimizi duyan olur mu?!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar